Açıklama

Gürültü,  rahatsız ve huzursuz eden dikkati dağıtan istenmeyen sesler olarak tanımlanmaktadır. 

Çalışma ortamlarında gürültü, çalışanları fizyolojik ve psikolojik yönden olumsuz etkileyen, iş verimini düüşüren sesler olarak kabul edilir.

Ses, herhangi bir maddedeki titreşimin, ortam moleküllerden ilerleyerek, kulak tarafından alğılanmasıdır.

Gürültü ölçümü; 4857 sayılı iş kanunu ve  Gürültü Yönetmeliği gereği işyerleri ve fabrikalarda yapılması zorunludur.

Gürültü ölçümü, gürültü yönetmeliği gereği iki aşamalı olarak yapılmalıdır. Gürültü ölçümlerinde ölçüm yapılacak tesisin tüm tezgah ve makinalarının çalışıyor olmasına dikkat edilmelidir.

İlk aşamada fabrika veya işyerlerinde çalışma alanlarının her yerinden mevzuata uygun olarak anlık gürültü düzeyleri ölçülmelidir. Gürültü ölçüm raporunun hazırlanmasının yanında, gürültü ölçümü yapılan noktalar fabrika yerleşim planı üzerinde gösterilerek, ölçülen değere göre renklendirilmeli ve gürültü haritası hazırlanmalıdır. Gürültü haritası tüm işçilerin görebileceği yere asılarak, gürültülü bölümlerde kulak koruyucu kullanımı sağlanmalıdır.

İkinci aşamada, kişisel gürültü maruziyeti ölçümüdür. Yapılan işin niteliği, fabrikanın yerleşimi, makina ve  tezgahlara  göre, önceden belirlenen işçilerin kulak seviyesinde elbise yakalarına kişisel gürültü ölçüm cihazları takılmalıdır. Gürültü ölçüm cihazı vardiya başından vardiya sonuna kadar işçinin üzerinde kalarak kısa aralıklarla sürekli gürültü ölçümü yapmaktadır. Gürültü ölçümü çay ve yemek aralarında da devam ederek günlük maruziyeti doğru olarak ölçmektedir.

 

Şekildeki grafikte de anlaşılacağı gibi arka plan gürültüsünüde dikkate alarak gürültünün pik yaptığı anları, gürültünün daha yüksek olduğu zaman aralığını en doğru şekliyle kayıt altına almaktadır. Ortam gürültü ölçümüne göre kişisel gürültü ölçümü, doğru kulak koruyucu seçiminde yol göstermektedir. Kişisel gürültü ölçümlerinde hesaplama yöntemi doğru sonuçları vermekten uzaktır. Belirlenen zaman aralığında ki gürültü düzeyine göre 8 saatlik maruziyeti hesaplamak, özellikle gürültü seviyesi anlık değişen işlerde (kaynak, taşlama, kesme, çekiç, pres vb.) gerçek sonucu vermemektedir. Kişisel gürültü ölçümü çalışma süresince çay-ve yemek aralarını da içine alacağı zaman aralığında yapılması en doğru sonucu verecektir.

Gürültü ölçümü; Gürültü Yönetmeliğinin 6. Maddesinde belirtildiği gibi uygun yöntemler ve aygıtlarla yapılmalıdır. Doğru teknik ve mevzuata uygun yapılmayan gürültü ölçümü, gürültü ölçüm raporunu değersiz kılacaktır. Gürültü ölçüm raporu içerisinde yer alan gürültü seviyelerinin hiçbir bilimsel değeri olmayacaktır. Gürültü ölçümü sonucu,  alınması gereken önlem ve tedbirlerin doğru alınmasını engelleyecektir.

Bazı sektörelerde işin niteliği ve prosesi gereği gürültü ölçüm sonucu, sınır değerlerin üzerinde çıkması kaçınılmazdır. Gürültü ölçümü sonucunun sınır değerlerden yüksek çıkması durumunda, işveren tarafından iş kanunu ve gürültü yönetmeliği gereği gerekli önlem ve tedbirleri almalıdır. Gürültünün insan üzerindeki olumsuz etkileri ve çalışma ortamındaki gürültü düzeyi iyi analiz edilerek işçilere, zimmetli ve taahütnameli kulak kuruyucuları verilmelidir. Gürültü yönetmeliği madde 10 gereği, işçilere gürültü ölçümü sonuçları, gürültünün zararları ve etkileri, gürültüden korunma yöntemleri hakkında iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmelidir.

1. Gürültü

2. Gürültünün tanımı, türleri ve kaynakları:

Gürültü  genel  olarak,  istenmeyen  ve  rahatsız  eden ses olarak tanımlanır.

Endüstrideki gürültü ise, işyerlerinde çalışanların üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkiler bırakan ve iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler olarak tanımlanabilir.

Gürültüyü meydana getiren sesi, fiziksel olarak tanımlamak gerekirse; Ses, maddeden oluşan bir ortamda moleküllerin sıkışıp genleşmesinden  meydana  gelen  ve  madde içinde yayılabilen bir titreşim olayıdır.

Diyapazonun oluşturduğu ses, saf ses  olarak  bilinir, yani sıkışma  ve  gevşemeler   diyapazonda   düzgün   aralıklarladır. Diyapazonda  oluşan  ses  düzgün bir sinüzoidal eğri  oluşturur. Diyapazona  vurduğumuzda, diyapazonun  bozulan  denge durumundan tekrar  denge  durumuna  gelmesi  bir  titreşim (tek gidiş geliş olarak), art arda gelen iki sıkışma veya iki genleşme arasındaki uzaklığa dalga boyu (l ) denir, birimi; santimetredir.  Bir dalga boyu  için  geçen  zamana  periyot (T)  denir, birimi saniyedir. Saniyedeki  titreşim  sayısına  ise  frekans (f)  denir, birimi; 1/sn. veya Hertz (Hz.)  dir, (fxT = 1 sabittir).  Frekansla  dalga boyunun  çarpımı  sesin  hızını  verir (V = fxl) dir. Sesi tanımak için  frekansla  dalga  boyunun  bilinmesi yeterli olmadığından, başka özelliklerinin de bilinmesi gereklidir.

Bu  defa,  diyapazona  bir kere kuvvetli, bir kere de yavaş vuralım.  Diyapazonun   hava  moleküllerinde meydana getirdiği sıkışma ve genleşmeler farklı olduğundan, duyduğumuz sesler de farklıdır. Atmosferin, basınç ile sıkışma ve genleşme arasındaki basınç farkına ses basıncı denir.

Basınç  birimi  Bar  dır.  Bar,  bir  santimetrekareye  106 dyn’lik  bir  kuvvetin  etkisiyle  meydana  gelen basınçtır. Ses basıncı çok küçük olduğundan  Bar’ın milyonda biri olan mikrobar kullanılır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, bir başka ifade ile gürültüden ileri gelen işitme kaybında, sesi  tanımak  için  basıncının  ve  frekansın belirlenmesi yeterlidir. Fakat, ses basıncı sesi duyan kişinin, ses kaynağına olan  yakınlığı  ve  uzaklığına  bağlı olduğundan,  sesin gücünün hesaba   katılması   gereklidir.  Ses  kaynağından  bir  metre uzaklıktaki  ses  basıncı,  sesin  gücü  olarak  bilinir.

Birim alandaki  ses gücüne sesin yoğunluğu, bu yoğunluk düzeylerine de sesin şiddeti denir.  Ayrıca, kulağımız ayni şiddetteki iki sesi tiz  ve  bas  sesler  diye ayırt edebilir. Sesin bu özelliğine sesin yüksekliği denir.

Frekans yükseldikçe ses tizleşir, frekans düştükçe ses pesleşir.

Gürültüyü meydana getiren sesleri üç türde tanımlamak mümkündür.  Subsonik  sesler, işitilebilen sesler ve Ultrasonik seslerdir.

Subsonik sesler; frekansı 20 Hz.’den düşük olan  seslerdir.

İşitilebilen sesler; yaklaşık olarak, frekansı 20 Hz. ile 20 kHz.  arasında  olan  seslerdir.

Ultrasonik sesler; frekansı 20 kHz.’den daha yüksek olan seslerdir.

Titreşen  her  cisim bir ses kaynağıdır. Endüstride gürültü kaynakları;  vurucu  tipten  dövme, perçinleme, çakma makineleri ile  kesici,  ezici  ve  biçim  verici   makineler;  pompaların, kompresörlerin,  türbinlerin,  vantilatörlerin, jet motorlarının ve  vanaların  sıvı  ve  gaz itici etkileri; fırın ve motorların ateşleme  gürültüleri;  transformatör  ve  dinamoların yarattığı manyetik  sesler;  çevirici  dişli,  motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesleri, vb. dir.

 

3. Gürültünün insan üzerindeki etkileri

Gürültü  insanlar  üzerinde fizyolojik ve psikolojik olarak iki türde etki yapar.

3.1. Gürültünün  insan  üzerindeki  fizyolojik (işitme kaybı) etkileri  birden  çok etkene bağlıdır. Bunlar sırası ile:

  •  Gürültüyü meydana getiren sesin şiddeti,
  •  Gürültüyü meydana getiren sesin frekans dağılımı,
  •  Gürültüden etkilenme süresi,
  •  Gürültüye karşı kişisel duyarlılık,
  •  Gürültüye maruz kalanın yaşı,
  •  Gürültüye maruz kalanın cinsiyeti.

Bu faktörleri tek tek incelemeye çalışalım.

3.1.1. Gürültüyü  meydana getiren sesin şiddeti önemli olmakla birlikte,  hiçbir  zaman  tek  başına  esas ölçü değildir. Sesin duyma  ile  olan  ilişkisinde,  sesin şiddetini göz önüne alarak biraz daha inceleyelim.

Sağlıklı  bir  insan  kulağı,  20 µPa ile  200 Pa arasında bulunan ses şiddetlerine duyarlıdır. Kulak bu geniş aralıkta rahatça duyar. 20 µPa şiddetindeki sese işitme eşiği, 200 Pa şiddetindeki sese de ağrı eşiği denir. Duyma aralığı 107 basamaklı sayısal bir skala içerir.  İşte bu çok geniş sayısal aralıktaki ses basıncını daha dar aralıktaki sayısal bir ifade ile tanımlamak için desibel birimi kullanılır.

Pratikte gürültü (ses) ölçü birimi desibeldir. Desibel bir kazanç birimi  (bir fizik terimi) olup, logaritmik bir ifadedir.

Her üç desibellik artış sesi ikiye katlar, her on desibellik artış ise sesi on kat artırır.

Ses şiddeti uzaklığın karesi ile orantılı olarak düşer. Uzaklık iki katına çıkarsa ses şiddeti 6 dB azalır.

20 µPa, 0 dB’e; 200 Pa, 140 dB’e karşıt gelir.  Bu  nedenle desibel cinsinden 0  dB’e işitme eşiği, 140 dB’e de ağrı eşiği denir.

 

 

 

        Gürültü Düzeyi

 

 

Yer ve Konum

0

dB.

   

 

İşitme  eşiği.

20

  Sessiz  bir  orman.

30

  Fısıltı  ile  konuşma.

40

  Sessiz  bir  oda.

50

  Şehirde  bir  büro.

60

  Karşılıklı  konuşma.

70

  Dikey  matkap.

80

  Yüksek sesle konuşma.

90

  Kuvvetlice  bağırma.

100

  Dokuma  salonları.

110

  Havalı çekiç, ağaç işleri.

120

  Bilyeli  değirmen.

130

  Uçakların  yanı.

140

  Ağrı  eşiği.

3.1.2. Genç ve sağlıklı bir insan kulağı, frekansı 16 Hz. ile  20000 Hz.  arasındaki  seslere  duyarlıdır.  Bu  duyarlılık,  yarasada 60000 Hz., yunus balığında  140000 Hz. dir. insan sesleri normal şartlarda 500 Hz. – 1500 Hz. civarındadır.

3.1.3. Gürültüden   etkilenme  süresi  oldukça  önemli   bir faktördür.  Uzun  süre  şiddetli  bir gürültünün etkisinde kalan kişinin büyük ölçüde işitme kaybına uğraması muhtemeldir.

3.1.4. Gürültüden  etkilenme,  kişiden kişiye çok farklı sonuçlar gösterir.  İç kulağın  fonksiyon bakımından durumu, evvelce geçirilen veya  halen  mevcut olan hastalıklar,  kişilerin duyarlılığında önemli faktördür. Ancak, işitme kaybının tespitinde bu faktör dikkate alınmaz.

3.1.5. Gürültüden etkilenmede, yaş da önemli bir faktördür. Özellikle  işitme  kaybının  tespiti için yaşın dikkate alınması şarttır.

3.1.6. Gürültüden etkilenmede, cinsiyet de ayrı bir faktördür. Ancak, işitme kaybının tespitinde bu faktör dikkate alınmaz.

3.2. Gürültünün insanlar üzerindeki psikolojik etkilerine de, kısaca özet olarak değinelim.

3.2.1. Gürültülü ortamlarda kalan veya yaşayan insanlarda

- Konsantrasyon, dikkat ve reaksiyon kapasitesi zayıflar,

- Yorgunluk, uyku bozuklukları, geç uyuma,

- Merkezi sinir sistemi bozuklukları, baş ağrıları ve stresler,

- Metabolik ve hormonal bozukluklar,

3.2.2. Birden bire şiddetli bir gürültünün etkisinde kalındığında

- Kan basıncı (tansiyon) yükselmesi,

- Kardiyo vasküler (dolaşım) bozukluğu,

- Solunum hızı değişmesi ve

- Terlemenin artması görülebilir.

3.2.3. Gürültü ayrıca

- Konuşurken bağırma,

- Sinirli olma hali,

- Karşılıklı anlaşma zorluğu,

- Kişiler arasındaki ilişkilerde olumsuzluklar ve

- İş kazalarının artmasında etkin rol oynar.

 

Gürültünün  en  önemli  etkisi  şüphesiz, insanların işitme duyusu üzerindeki işitme kayıplarıdır.

 

 

4. İşitme Kaybı

Uzunca  süre,  şiddetli  gürültüye  maruz  kalan  kişilerde görülen işitme kayıpları iki tiptir.

4.1İletim  tipi  işitme kaybı:  Dış  ve  orta  kulakta  oluşan işitme kaybı tipidir. Ses şiddeti, dış ve orta kulaktan geçerken bir kayba uğrar ve iç kulağa aynen iletilmez.  Bu işitme kaybı tipi, ani yüksek  bir  patlamanın  dış  kulak  zarını zedelemesi sonucunda görülür. Ayni ses orta kulaktaki kemikçiklerde de düzensizlikler oluşturabilir.

4.2. Algı tipi işitme kaybı: Bu işitme kaybı tipi, iç kulakta görülen bir işitme kaybıdır.  İç kulaktaki kokleada bulunan sıvının veya liflerin  bozulması  ile  duyma  sinirlerinin çalışmamasıdır. Bu işitme kaybı tipi  daha  çok,  yüksek  şiddette ve yüksek frekanslı seslerin oluşturduğu işitme kaybıdır.

Endüstride,  yüksek  gürültüye  kısa  bir  süre maruz kalan kişilerde   geçici algı  tipi  bir  işitme kaybı görülebilir.  Bu etkilenme  uzun  süre olursa, işitme kaybı devamlı (kalıcı) olur ve kulak kaybettiği yeteneğini artık geri kazanamaz.

5. Gürültünün değerlendirilmesi

Endüstride,  yüksek gürültünün, işçilerde meydana getirdiği işitme kayıpları bir meslek hastalığıdır.  Meslek hastalığı  506 sayılı Kanunun 11. maddesinde şöyle tanımlanır.

“Meslek   hastalığı:  sigortalının   çalıştırıldığı  işin niteliğine  göre  tekrarlanan  bir  sebeple  veya  işin  yürütüm şartları   yüzünden   uğradığı  geçici  veya  sürekli  hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.”

Hangi  hastalıkların  meslek  hastalığı  sayılacağı  ve  bu hastalıkların,  işten  fiilen  ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra  meydana  gelmesi  halinde  sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin  kabul  edileceği   Sosyal   Sigorta   Sağlık  İşlemleri Tüzüğü’ne ekli listede belirtilmiştir.

Meslek   hastalıkları  listesinde  bu  hastalıklar  5  grup altında toplanmıştır.

A . Kimyasal maddelerle ortaya çıkan meslek hastalıkları,

B . Mesleki cilt hastalıkları,

C . Pnömokonyozlar ve diğer solunum sistemi hastalıkları,

D . Mesleki bulaşıcı hastalıklar,

E . Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları.

Endüstride,  gürültünün  sebep  olduğu işitme kayıpları da, fizik  etkenlerle  olan  meslek  hastalıkları  grubuna giren bir meslek hastalığıdır.

Sosyal  Sigorta  Sağlık  işlemleri  Tüzüğü  ekindeki meslek hastalıkları listesinde;         ”Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü işte en az iki yıl, gürültü şiddeti sürekli  olarak  85 dB.’lin  üstünde  olan  işlerde en az 30 gün çalışılmış  olmak  gereklidir.“  denilmektedir.   Gürültü  için yükümlük süresi de 6 ay olarak belirtilmiştir.

Endüstride  gürültü  en  iyi şekilde, ölçülerek değerlendirilmelidir. Bir işyerinde,  gürültü  düzeyi ölçmeleri, gürültü ölçme cihazları ile yapılır. Gürültü ölçme cihazları, ortam dozimetreleri ve kişisel dozimetreler şeklinde düzenlenmiştir.

Bir  işyerinde,  sekiz  saatlik  çalışma  süresince  toplam gürültü  düzeyi  ölçülmeli  ve  iyi bir frekans analizi yapılmalıdır. Ayrıca, işyerinde çalışan işçilere, kişisel dozimetreler takılarak, kişilerin maruz kaldığı toplam gürültü düzeyleri belirlenmelidir.

İşitme  kayıpları  göz  önüne  alınarak,  gürültü ölçmeleri yapılacaksa,  gürültü  ölçme  cihazları dB(A)’ya kalibre edilmelidir.

Gürültü ölçme cihazında dB(A) değeri, insan kulağının duyma eğrisine en yakın değerlerini ifade eder.

İnsan kulağı sesleri özellikle düşük frekanslarda ve yüksek frekanslarda belli kayıplarla duyar. Ses ölçme cihazlarında  A, B, C ve Lineer ölçme konumları vardır. Bunlardan A skalası insan kulağının duyma eğrisine göre kalibre edilmiştir. Bir başka ifade ile A sıkalasındaki ölçme, insan kulağının duyduğu değerdir. B skalası, telefon şirketleri tarafından kullanılan, C sıkalası ise tüm seslerin ölçmesinde kullanılan bir skaladır. Ayrıca, cihazlarda bulunan lineer skalası da, frekans analizi yapılmak istendiğinde kullanılan skaladır.

 

6. Bir işyerinde gürültüye karşı alınacak korunma yöntemlerini de şöyle  sıralayabiliriz.

6.1 Teknik Korunma

6.1.1.Gürültü kaynağında alınması gereken önlemler

6.1.1.1. Kullanılan makinelerin, gürültü düzeyi düşük makineler ile değiştirilmesi,

6.1.1.2. Gürültülü  yapılması  gereken işlemin, daha az gürültü gerektiren işlemle değiştirilmesi,

6.1.1.3. Gürültü kaynağının ayrı bir bölmeye alınması.

6.2. Gürültülü ortamda alınması  gereken önlemler

6.2.1. Makinelerin yerleştirildiği zeminde, gürültüye ve titreşime karşı yeterli önlemleri almak,

6.2.2. Gürültü kaynağı ile gürültüye maruz kalan kişi arasına gürültüyü önleyici engel koymak,

6.2.3. Gürültü kaynağı ile gürültüye maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı artırmak,

6.2.4. Sesin  geçebileceği  ve  yansıyabileceği  duvar, tavan, taban gibi yerleri ses emici malzeme ile kaplamak.

6.3. Gürültünün  etkisinde bulunan kişide alınması  gereken önlemler

6.3.1. Gürültüye  maruz  kalan  kişinin, sese karşı iyi izole edilmiş bir bölme içine alınması,

6.3.2. Gürültülü ortamdaki çalışma süresinin kısaltılması,

6.3.3. Gürültüye karşı etkin kişisel koruyucular kullanmak.

 

Kulak koruyucularının gürültü engelleme değerleri:

Cinsi                              Azaltma derecesi

Pamuk                                         5   -   16  dB.

Parafinli pamuk                         20   -   35   ”

Cam pamuğu                             7,5   -   32   ”

Kulak tıkacı                               20   -   45   ”

Kulaklık                                      12   -   48   ”

 

6.2. Tıbbi  Korunma

6.2.1. Gürültülü  işlerde  çalışacakların,  işe  girişlerinde odyogramları alınmalı ve sağlıklı olanlar çalıştırılmalıdır.  iş kazalarına karşı, kesin denilebilecek, yeteri kadar önlem alına- biliniyorsa,  gürültülü  işlerde  doğuştan  sağır ve dilsizlerin çalıştırılması da düşünülebilir.

6.2.2. Gürültülü işlerde çalışanlarda, her  6 ayda bir kulak odyogramları  alınmalı  ve  işitme  kaybı  görülenlerde  gerekli tedbirler alınmalıdır.

 

7. Gürültü denetim yöntemleri, yasal düzenlemeler

Gürültü  denetimi  öncelikle işyerindeki gürültü şiddetinin iyi bilinmesi ile başlar. işverenler, işyerindeki gürültü şiddetinin  ne  olduğunu,  bu  gürültü  düzeyinde  işyerinde  çalışan işçisinde  ne  gibi sorunlar olacağını ve sorunlardan kendisinin ne  denli  etkileneceğini  iyi bilmesi gerekir.  Gürültüye karşı yeterli önlemi almayan işveren, işçisinde meydana gelecek meslek hastalığına karşı tazminat ödemek zorunda kalacaktır.

Aynı şekilde,  işyerindeki gürültünün olumsuz etkilerinden, çalışan  işçilerin  kendilerinin nasıl etkileneceklerini, fizyolojik  ve  psikolojik  neticeleri  hakkında  yeteri  kadar bilgi sahibi  olmaları,  işyerindeki gürültü denetim yöntemlerinin iyi çalışmasını  sağlayacaktır.  Bilindiği gibi,  ülkemizde işyerlerinin  sağlık  ve  güvenlik  şartları  yönünden  denetimi, başta Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile yerel idareler (Belediyeler) dir.

Bu kuruluşlardan, şüphesiz en etkin ve en yaygın denetim, Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı’nın,  iş  Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı iş Müfettişleri (Teknik) marifeti ile işyerlerinde yapmış oldukları, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden, özellikle  işyerlerinin  fiziksel ve kimyasal şartları açısından denetimlerin  sağlıklı  ve  bilimsel  olduğu söylenemez.  Çünkü, iş  Müfettişleri  (Teknik)   denetimlerini   beş   duyuları  ile yaparlar.  Oysa,  işyerinin  fiziksel  ve  kimyasal  şartlarının bilinmesinin en iyi yöntemi ölçme ve değerlendirmedir.

İşyerlerindeki gürültünün denetimi ile ilgili olarak,  işçi Sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü Madde: 22′de “Ağır  ve  Tehlikeli işlerin  yapılmadığı  yerlerde,  gürültü  derecesi  80  desibeli geçmeyecektir. Daha  çok  gürültülü çalışmayı gerektiren işlerin yapıldığı yerlerde, gürültü derecesi en çok 95 desibel olabilir. Ancak, bu durumda işçilere başlık, kulaklık veya kulak tıkaçları gibi  uygun  koruyucu araç ve gereçler verilecektir.”  denilmektedir. Aynı Tüzüğün 78 inci maddesinde ise; ” Gürültünün zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınacaktır;

7.1. İşyerinde gürültü çıkaran makinelerin monte edilmeleri sırasında, işyeri tabanı, titreşimi ve sesi azaltacak malzeme ve sistemle yapılacaktır.

7.2. Gürültülü  işyerlerinin  duvarları,  sesin yansımasını önleyecek  malzeme ile kaplanacak ve binalar,  çift kapılı, çift pencereli inşa edilecektir.  Duvarlar ses geçirmeyen malzeme ile yapılacaktır.

7.3. Gürültünün azaltılamadığı hallerde, bu Tüzüğün 22 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

7.4. Gürültülü  işlerde  çalışacak işçilerin, işe alınırken genel  sağlık  muayeneleri  yapılacak, özellikle duyma durumu ve derecesi ölçülerek, kulak ve sinir sistemi hastalığı olanlar ile bu  sistemde arızası bulunanlar ve hipertansiyonlular, bu işlere alınmayacaklardır.  Ancak doğuştan  sağır ve dilsiz olanlar, bu işlere alınabileceklerdir.

7.5. Gürültülü işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak, genel sağlık muayeneleri yapılacaktır. Duyma durumunda azalma ve herhangi  bir  bozukluk  görülenler,  kulak  ve  sinir hastalığı bulunanlar ve hipertansiyonlu olanlar,  çalıştıkları işten ayrılacaklar  kontrol  ve  tedavi altına alınacaklardır.”

denilmektedir.

Ayrıca,  Sağlık  Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinin XX. Şıkkında  ” Gürültüsü 85 desibeli aşan işler” de, günde en fazla yedi buçuk saat çalışılabileceği belirtilmiştir.

8. Gürültü Ölçmeleri

Gürültü ölçmeleri; Kaynağında, ortamda ve çalışanın kulak seviyesinde olmak üzere gürültü ölçme ekipmanları ile yapılır.

Bir işyerinde, gürültü ölçmeden önce ne için gürültü ölçmesi yapılacağı sorusuna verilecek cevap doğrultusunda bir plan ve program yapılır. Yapılan bu plan ve program doğrultusunda da gürültü ölçmeleri yapılan ve değerlendirilir.

8.1. Kaynağında yapılan gürültü ölçmeleri;

Yapılan plan ve programda hedef işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliği olmalıdır. Bu hedef doğrultusunda, işyerindeki her bir gürültü kaynağının gürültü düzeyi ölçülmelidir. Bu ölçmeler gürültü kaynağının bir metre uzağında ve çalışanların kulak seviyelerine eşdeğer noktalarda yapılmalıdır. Bu ölçmeler, gürültü kaynağının çıkardığı gürültünün sürekli ve değişken oluşuna göre; anlık ölçüm yapabilen gürültü ölçme aygıtı veya ortam dozimetreleri ile yapılabilir. Yine bu ölçümler, gürültü kaynaklarının tek tek çıkardıkları gürültüler veya tümünün çıkardığı gürültüler şeklinde ölçmeler yapılabilir. Ayrıca, gürültülü ortamlarda gürültünün zararlı etkilerine karşı alınacak önlemlerde kullanılmak üzere, çalışma bölgelerinin gürültü haritalarının çıkartılmasında yarar vardır.

Bilindiği gibi, gürültü düzeyi desibel olarak ölçülmekte ve tüm değerlendirmeler de bu birimle yapılmaktadır.  Desibel logaritmik bir ifadedir. Bu nedenle her bir kaynakya ölçülecek gürültü düzeyi, kaynakların birlikte çıkardıkları gürültünün değeri için basit aritmetik toplama ile belirlenmez. Örneğin: Tek tek çıkardıkları gürültü düzeyleri ayni olan, iki  gürültü kaynağının, ayni anda çıkardıkları gürültü; 100 dB + 100 dB = 200 dB değil, 100 dB + 100 dB = 103 dB  şeklindedir.

BİRDEN  FAZLA  GÜRÜLTÜ  KAYNAĞININ BULUNDUĞU   ORTAMLARDA

SES  DÜZEYLERİ                        YÜKSEK  DÜZEYDEKİ  SESE

ARASINDAKİ  FARK  (dB)                        EKLENECEK  MİKTAR  (dB)

0                                                                 3.0

2                                                                 2.6

              3                                                                  1.8

4                                                                  1.5

5                                                                 1.2

6                                                                  1.0

7                                                                 0.9

8                                                                  0.8

10                                                                 0.4

12                                                                  0.3

14                                                                  0.2

16                                                                 0.1

 

83 , 92  ve  97 dB(A)’lık gürültü düzeylerinde, gürültüye maruz kalan kişilerin 4000 Hz sabit frekanslı gürültüdeki işitme kayıplarının yıllara göre dağılımı.

 

HİÇ BİR ÖNLEM ALINMAKSIZIN GÜRÜLTÜ DÜZEYLERİNE GÖRE GÜNDE EN FAZLA ÇALIŞILABİLECEK SÜRELER

GÜRÜLTÜ   DÜZEYİ              GÜNLÜK  ÇALIŞMA  SÜRESİ

 90     dB(A)  dan  az                                     Süresiz

 90  dB(A)                                                   8      Saat

              92      dB(A)                                                           6        “

95     dB(A)                                                           4        “

97     dB(A)                                                           3        “

100     dB(A)                                                           2        “

102     dB(A)                                                           1,5     “

105     dB(A)                                                           1        “

110     dB(A)                                                           0.5     “

115         dB(A)                                                           0.25    “

115         dB(A)  dan  çok                                        Çalışılamaz

 

 

 

 

Gürültü Yönetmeliğin uygulanması bakımından, günlük gürültü maruziyet düzeyleri;

Günlük gürültü maruziyet düzeyi (LEX,8h)(dB(A) re.20 µPa): Sekiz saatlik iş günü için, anlık darbeli gürültünün de dahil olduğu bütün gürültü maruziyet düzeylerinin zaman ağırlıklı ortalaması.

Haftalık gürültü maruziyet düzeyi Günlük gürültü maruziyet düzeylerinin sekiz saatlik beş iş gününden oluşan bir hafta için zaman ağırlıklı ortalaması.

Maruziyet sınır değeri ve Maruziyet etkin değerleri; en yüksek ses basıncı yönünden tanımlanmıştır.

Maruziyet sınır değeri LEX,8h=87dB(A) ve Ppeak=200 Pai

En yüksek maruziyet etkin değeri LEX,8h=85dB(A) ve Ppeak= 140 Paii

En düşük maruziyet etkin değeri LEX,8h = 80dB(A) ve Ppeak= 112 Paiii

LEX,8h=87dB(A) ve Ppeak=200 Pai 140 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

L (dB)=20 log P / Po  (gürültü şiddeti)

P=200 Pa ve Po=20 µPa   ise     L (dB(C)) = 140 dB(C)

LEX,8h=85dB(A) ve Ppeak= 140 Paii

137 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

LEX,8h = 80dB(A) ve Ppeak= 112 Paiii

135 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

En yüksek ses basıncı (Ppeak)

C – frekans ağırlıklı anlık gürültü basıncının maksimum değeri

 

Yönetmelik Dip Not:

 

  1. : 140 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa
  2. : 137 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa
  3. : 135 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa  olarak alınır.

 

 

 

 

Gürültü Yönetmeliği
(*23/12/2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, işçilerin gürültüye maruz kalmaları sonucu sağlık ve güvenlik yönünden oluşabilecek risklerden, özellikle işitme ile ilgili risklerden

 

korunmaları için alınması gerekli önlemleri belirlemektir.
Bu Yönetmelikte belirtilen daha sıkı ve özel önlemler saklı kalmak kaydı ile, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri de uygulanır.
Kapsam
Madde 2 — Bu Yönetmelik 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren tüm işyerlerinde uygulanır.
Dayanak
Madde 3 — Bu Yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanununun 78 inci maddesine göre düzenlenmiştir.
Tanımlar
Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;
a) En yüksek ses basıncı (Ppeak) : “C”-frekans ağırlıklı anlık gürültü basıncının maksimum değerini,
b) Günlük gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8 saat) (dB(A) re.20 µPa) : TSE 2607 ISO 1999: 1990 standardında tanımlandığı gibi, sekiz saatlik iş günü için, anlık darbeli gürültünün de dahil olduğu bütün gürültü maruziyet düzeylerinin zaman ağırlıklı ortalamasını,
c) Haftalık gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8h) : TSE 2607 ISO 1999: 1990 standardında tanımlandığı gibi, günlük gürültü maruziyet düzeylerinin sekiz saatlik beş iş gününden oluşan bir hafta için zaman ağırlıklı ortalamasını,
d) Bakanlık : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
İşverenlerin Yükümlülükleri
Maruziyet Sınır Değerleri ve Maruziyet Etkin Değerleri
Madde 5 — Maruziyet sınır değerleri ve maruziyet etkin değerleri ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir:
a) Bu Yönetmeliğin uygulanması bakımından, günlük gürültü maruziyet düzeyleri ve en yüksek ses basıncı yönünden maruziyet sınır değerleri ve maruziyet etkin değerleri, aşağıda verilmiştir;
1) Maruziyet sınır değerleri : LEX, 8h = 87 dB (A) ve Ppeak = 200 µ Pai
2) En yüksek maruziyet etkin değerleri : LEX, 8h = 85 dB (A) ve Ppeak = 140 µ Paii
3) En düşük maruziyet etkin değerleri : LEX, 8h = 80 dB (A) ve Ppeak = 112 µ Paiii
b) İşçiyi etkileyen maruziyetin belirlenmesinde, işçinin kullandığı kişisel kulak koruyucularının koruyucu etkisi de dikkate alınarak maruziyet sınır değer uygulanacaktır. Maruziyet etkin değerlerinde kulak koruyucularının etkisi dikkate alınmayacaktır.
c) Günlük gürültü maruziyetinin günden güne belirgin şekilde farklılık gösterdiğinin kesin olarak tespit edildiği işlerde ve aşağıdaki şartlara uyulmak kaydı ile maruziyet sınır değerleri ve maruziyet etkin değerlerinin uygulanmasında günlük maruziyet değerleri yerine haftalık maruziyet değerleri kullanılabilir:
1) Yeterli ölçümle tespit edilen haftalık gürültü maruziyet düzeyi 87 dB (A) maruziyet sınır değerini aşmayacaktır.
2) Bu işlerdeki riskleri en aza indirmek için yeterli önlemler alınmış olacaktır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşverenlerin Yükümlülükleri
Risklerin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi
Madde 6 — İşyerlerinde gürültüden kaynaklanan risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesinde;
a) İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin (c) bendinde ve 9 uncu maddesinin (a) bendinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirirken, işçilerin maruz kaldığı gürültü düzeyini değerlendirecek ve gerekiyor ise gürültü ölçümü yapacaktır.
b) Kullanılan yöntemler ve aygıtlar, mevcut koşullara, özellikle de ölçülecek olan gürültünün özelliklerine, maruziyet süresine ve çevresel faktörlere uygun olacaktır.
Bu yöntemler ve aygıtlar bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki tanımlanan parametrelerin belirlenmesine ve 5 inci maddesinde belirlenen değerlerin aşılıp aşılmadığına karar verilebilmesine olanak sağlayacaktır.
c) Kullanılan gürültü ölçme yöntemi, bir işçinin kişisel maruziyetini gösterecek şekilde olacaktır.
d) Yukarıda (a) bendinde belirtilen değerlendirme ve ölçümler İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 7 nci maddesindeki hükümler dikkate alınarak uzmanlarca planlanacak ve uygun aralıklarla yapılacaktır.
Gürültü maruziyet düzeyinin değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçları, daha sonraki zamanlarda tekrar değerlendirilebilmesi için uygun bir şekilde saklanacaktır.
e) Ölçüm sonuçları değerlendirilirken, ölçme uygulamalarına bağlı olan ölçüm hataları dikkate alınacaktır.
f) İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin (c) bendi gereğince yapacağı risk değerlendirmesinde aşağıda belirtilen hususlara özel önem verecektir:
1) Darbeli gürültüye maruziyet de dahil maruziyetin düzeyine, türü ve süresine,
2) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen maruziyet sınır değerlerine ve maruziyet etkin değerlerine,
3) Özellikle hassas risk gruplarına dahil işçilerin sağlık ve güvenliklerine olan etkilerine,
4) Teknik olarak mümkünse, gürültü ile işe bağlı ototoksik maddelerin etkileşimlerine veya gürültü ile titreşim arasındaki etkileşimlerin işçinin sağlık ve güvenliğine olan etkisine,
5) Kaza riskini azaltmak için kullanılan ve işçiler tarafından algılanması gereken uyarı sinyalleri ve diğer sesler ile gürültünün etkileşmesinin işçilerin sağlık ve güvenlikleri yönünden dolaylı etkisine,
6) İş ekipmanlarının gürültü emisyonları hakkında ilgili mevzuat uyarınca imalatçılardan sağlanan bilgilere,
7) Gürültü emisyonu daha az olan alternatif bir iş ekipmanının bulunup bulunmadığına,
8) Gürültüye maruziyetin, işverenin sorumluluğundaki normal çalışma saatleri dışında da devam edip etmediğine,
9) Sağlık gözetiminden elde edilen ve mümkünse en son yayınlanmış olanları da içeren tüm bilgilere,
10) Yeterli korumayı sağlayabilecek kulak koruyucularının bulunup bulunmadığına.
g) İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, risk değerlendirmesini yaptırmış olacak ve aynı Yönetmeliğin 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerine uygun olarak hangi önlemlerin alınması gerektiğini tanımlayacaktır. Risk değerlendirmesi ile ilgili, yürürlükteki mevzuata uygun olarak kayıt tutulacak ve saklanacaktır. Risk değerlendirmesi, düzenli olarak ve önemli bir değişiklik olduğunda veya sağlık gözetimi sonuçlarının gerektirdiğinde yeniden yapılacaktır.
Maruziyetin Önlenmesi veya Azaltılması
Madde 7 — Gürültüden kaynaklanan maruziyetin önlenmesi veya azaltılması için;
a) Teknik gelişmelere uygun önlemler alınarak gürültüye maruziyetten kaynaklanan riskler kaynağında yok edilecek veya en aza indirilecektir.
Gürültüden kaynaklanan risklerin azaltılmasında, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin (b) bendinde belirtilen genel prensiplere uyulacak ve özellikle;
1) Gürültüye maruziyetin daha az olduğu başka çalışma yöntemleri seçmek,
2) Yapılan işi göz önünde bulundurarak, mümkün olan en düşük düzeyde gürültü yayan uygun iş ekipmanını seçmek,
3) İşyerinin ve çalışılan yerlerin tasarımı ve düzenlenmesi,
4) İşçilere, iş ekipmanını gürültüye en az maruz kalacakları doğru ve güvenli bir şekilde kullanmaları için, gerekli bilgiyi ve eğitimi vermek,
5) Gürültüyü teknik yollarla azaltmak için;
- Hava yoluyla yayılan gürültüyü, perdeleme, kapatma, gürültü emici örtülerle ve benzeri yöntemlerle azaltmak,
- Yapıdan kaynaklanan gürültüyü, yalıtım ve benzeri yöntemlerle azaltmak,
6) İşyeri, çalışma sistemleri ve iş ekipmanları için uygun bakım programlarının uygulanması,
7) Gürültüyü azaltacak bir iş organizasyonu ile;
- Maruziyet süresini ve gürültü düzeyini sınırlamak,
- Yeterli dinlenme araları verilerek çalışma sürelerinin düzenlenmesi,
gibi önlemler alınacaktır.
b) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre yapılan risk değerlendirmesinde, en yüksek maruziyet etkin değerlerinin aşıldığının tespiti halinde, işveren, özellikle yukarıda (a) bendinde belirtilen önlemleri de dikkate alarak, gürültüye maruziyeti azaltmak için teknik ve/veya organizasyona yönelik bir önlem programı oluşturacak ve uygulayacaktır.
c) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesi uyarınca yapılan risk değerlendirmesine göre, işçilerin en yüksek maruziyet etkin değerlerini aşan gürültüye maruz kalabileceği çalışma yerleri uygun şekilde işaretlenecektir. Ayrıca, bu alanların sınırları belirlenecek ve teknik olarak mümkün ise, bu alanlara girişler kontrollü olacaktır.
d) İşçilerin dinlenmesi için ayrılan yerlerdeki gürültü düzeyi, bu yerlerin kullanım amacına uygun olacaktır.
e) İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 15 inci maddesi uyarınca kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler gibi hassas risk gruplarının korunması için gerekli önlemleri alacaktır.

Kişisel Korunma
Madde 8 — Gürültüye maruziyetten kaynaklanan riskler başka yollarla önlenemiyor ise;
a) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (b) bendine ve Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve aşağıda belirtilen koşullarda, işçilere, kişiye tam olarak uyan kulak koruyucuları verilecek ve bu koruyucular işçiler tarafından kullanılacaktır:
1) Gürültü maruziyeti en düşük maruziyet etkin değerleri aştığında, işveren kulak koruyucuları sağlayarak işçilerin kullanımına hazır halde bulunduracaktır,
2) Gürültü maruziyeti en yüksek maruziyet etkin değerlerine ulaştığında ya da bu değerleri aştığında, kulak koruyucuları kullanılacaktır,
3) Kulak koruyucuları işitme ile ilgili riski ortadan kaldıracak veya en aza indirecek bir biçimde seçilecektir.
b) İşveren kulak koruyucularının kullanılmasını sağlamak için her türlü çabayı gösterecek ve alınan önlemlerin etkililiğini denetlemekten sorumlu olacaktır.
Maruziyetin Sınırlanması
Madde 9 — İşçinin maruziyeti, hiçbir koşulda bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin (b) bendinde belirtildiği şekilde maruziyet sınır değerlerini aşmayacaktır.
Bu Yönetmelikte belirtilen tüm önlemlerin alınmasına rağmen, maruziyet sınır değerlerinin aşıldığının tespit edildiği durumlarda, işveren;
a) Maruziyeti, maruziyet sınır değerlerinin altına indirmek üzere gerekli olanı derhal yapacak,
b) Maruziyet sınır değerlerinin aşılması nedenlerini belirleyecek ve
c) Bunun tekrarını önlemek amacıyla, koruma ve önlemeye yönelik tedbirleri alacaktır.
İşçilerin Bilgilendirilmesi ve Eğitimi
Madde 10 — İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 10 uncu ve 12 nci maddelerinde belirtilen<